October 2011
2 posts
2 tags
tesadufler
bugun metroda yanima caleb followill (bkz. kings of leon) ve esi lily aldridge oturdu. bu durumun farkina varmam ise ancak onlar indikten sonra oldu.
August 2011
10 posts
3 tags
2 tags
2 tags
bugun biri bana bunu dedi: “You probably made the right choice … For the wrong reasons.”
bundan 2 yil once, bir zamanlar en iyi arkadasim olan birisinin olum haberini aldim. onun arkasindan aglayan, ic ceken, ona siirler yazan, fotograflarini paylasan bir suru insan gordum. ben sadece sustum. icimden ne ona bir seyler yazmak geldi, ne fotograflarini koymak, ne de ani defterine bir seyler karalamak. neden boyle davrandigimi bilmiyorum, olumunden neden gerektigi kadar etkilenmedigimi...
1 tag
July 2011
4 posts
1 tag
June 2011
10 posts
2 tags
snuff
cevirmeninin 6 saat boyunca polis tarafindan sorgulandigini ogrenmemle bu kitabi hemen okumaya karar verdim. itiraf ediyorum daha ilk sayfadan yardiriyor.
Duchess: Diamonds are of most value, they say, that have pass’d through most jewellers’ hands.
Ferdinand: Whores, by that rule, are precious.
simdilik cok sevdim.
chuck palahniuk - snuff
su an
hava kararmak uzere, disarda deli T stormlar ve fena bir yagmur. ben ise pencerenin kenarinda elimde “sputnik sweetheart” histerik muziklerimi dinliyorum. hatta su an calan sarki beachhouse - zebra’ymis. bu an hic bitmesin lutfen.
3 tags
3 tags
May 2011
9 posts
bugun biraz erken uyandim sanirim. baktim internette pek bisi yok actim sourberry’i. klasik muzik varmis aman allam bu kadar mi super olur. bayildim bayildim. saatlerce hicbisi yapmadan oturup dinleyebilirim sanirim. ben kesin bir onceki yasamimda harpsichord caliyordum ya da bolca calinan bir yerde yasiyordum.
edit: istek parcami da caldi oley
2 tags
2 tags
2 tags
April 2011
15 posts
don’t panic, there is still one prince left
14:05 - homeless kadinin saldirisina da ugramis olduk, tirnaklarini gecirerek kolumu kanatti sagolsun.
2 tags
i started to imagine just a little fantasy thing, because this was norfolk after...
– cok uzun oldu ama pek guzeldi sanki.
never let me go - kazuo ishiguro
2 tags
I dreamed you were a cosmonaut of the space between our chairs, and I was a...
– via ryan (andrew bird - armchairs)
kazuo ishiguro
bu aralar japon (ya da japon kokenli) yazarlara takmis durumdayim. yeni kitabim never let me go. kitabi elimde goren herkes “ne kadar muthis degil mi?” dedigi icin simdiden pek bir heyecanlandim. murakami’nin kitaplarinda hissettigim duyguyu hissedebilecegimi sanmasam da yine de merak ediyorum cok.
5 tags